Eyüp Belediyesi Sertarikzade Kültür Sanat Merkezi’ndeki musiki sohbetleri ilgi odağı olmaya devam ediyor. Musiki sohbetlerinin bu ayki konuğu Türk Müziği’nin usta ismi Ahmet Özhan’dı.

Özhan, müziğin ve irfanın bu kadim ocağında, sanat ve mana, fikir ve gönül dünyasına dair görüşlerini açıkladı.

Mekan ve musikinin kendi aralarındaki iletişim ve etkileşimi üzerinde duran Ahmet Özhan, kendi hatıralarından yola çıkarak mekanların içinde bulundukları insanlarla değer kazandığını, mekanların ilk oluşturma biçimi neyse sonraki dönemlerde de aynı şekilde devam etmelerinin önemli olduğunu ifade etti.

Ahmet Özhan konuşmasına programda şunları söyledi:

“Musiki beşikten mezara özel bir yaşam fraksiyonudur. Musiki ve mekan birbirini tamamlayan süreçlerdir. Benim seslendirdiğim eserler genelde klasik musiki üzerineydi. Birkaç kere okuduğum ilahiler insanların çok hoşlarına gitmiş olacak ki benden devamlı rica edilmeye başlandı. Çünkü o zamanlarda hala ilahi gibi dini musiki formlarının icra edilmesine engel olmak ve bunu yasaklatmak isteyen güçlü bir zihniyet devam diyordu ama insanlar artık bu durumdan bıkmış ilahileri özlemişlerdi. Sonra “Güldeste” adlı seri konserlerle ortaya çıkmış olan bu Tasavvuf Müziği kavramı iyice pekişti. Aslında böyle bir kavram işin özüne uygun düşmüyor fakat bu başka çıkış yolları bulunamadığı için o dönemin kendi mecrasında gelişen bir çabalardı. Nitekim hayat hep bir dönüşüm halindedir. Bu gün baktığımızda sofuluğun ve daha birçok kavramın arkasına sığınarak hakikati gizleyen insanlara denk geliyoruz. Muhammed-i şuura sahip olanlar hiçbir medeniyetin arkasında kalmamalı. Zira bir takım insanlara gavur deyip sonra onlara muhtaç olmak gibi bir duruma düşmek zorunda kalınıyor…”