Sertarikzade Kültür ve Sanat Merkezi’nde Yaşar Değirmenci’yle Surelerin Kimliği söyleşisi devam ediyor. Yaşar Değirmenci bu haftaki söyleşide Fatiha Suresi’nin hikmeti ve surede geçen yol gösterici cümlelerin yorumlarını değerlendirdi.

Ümmü’l-Kur’an (kuranın anası), Fatihatü’l Kitap (kuranı açan sure), Esas’ül-Kur’an (kuranın esası) gibi birçok isimle nitelendirilen Fatiha Suresi’nin önemine değinen Yaşar Değirmenci, Rahman sıfatının iyi ve kötü insanları ayırt etmeden öğreten ve nimet veren, Rahim sıfatının ise sadece inananlara has olarak öğretilen şeyi öğrenenleri ödüllendiren anlamına geldiğini söyledi. Hamd, Tevhid ve Dua’nın Fatiha suresinin bel kemiğini oluşturduğunu belirten Değirmenci, Rahman’ın merhametine nail olmak için verilen nimetleri hatırlayıp şükretmenin yeterli olduğunu ifade etti. Değirmenci “Efendimiz Muhammed Mustafa (sav) Tevrat, İncil ve Zebur’da dahi Kur’an’daki Fatiha Suresi kadar önemli bir sure yoktur diyor. Peki, her vaktin her rekâtında okuduğumuz bu surenin hakkını nasıl vermeliyiz? İlk olarak hayatımızdaki geçici şeylere verdiğimiz değer ve hassasiyeti rahmani şeylere göstermekle başlayabiliriz mesela. Sureleri öğrenmek için kendimize özel bir vakit ayırmamız gerekiyor. Allah’ın geniş tuttuğunu bizim daraltma hakkımız yok. Tarikat, cemaat ve vakıflardaki sohbet ya da ders halkalarına katılan kardeşlerimiz gerek şeyh hoca ve liderlerini gerekse de alim ve bilginlerinin söylediklerini bazen bilerek bazen de farkında olmadan Kur’an ve Sünnet’in üstünde tutuyorlar. Tefsirler, yorumlar ve içtihatlar tartışılabilir ama ayet ve hadisler tartışılamaz. Ayet ve hadisleri anlamak ve yorumlamak isterlerken tartışmaya götürüyorlar. Buna çok dikkat etmeliyiz” dedi.