Eyüp Belediyesi Sertarikzade Kültür Sanat Merkezi’nde Yaşar Değirmenci, Surelerin Kimliği adlı söyleşide Ümmet kavramından bahsetti.

Besmele ve Fatiha’daki temel kavramları ele alan Yaşar Değirmenci, isimler ve sıfatlar üzerinden Kur’an surelerinin kimliğini öğrenme çabasının Müslüman olmanın bilincine ulaşmada önemli bir çalışma olduğunu söyledi. Klişeleşmiş cümleleri tekrar yerine, sureleri manasıyla incelemenin bir şuur halini gerektirdiğini belirten Değirmenci, içinde bulunduğumuz en büyük sorunlardan birinin de herkesin kendini ümmet yerine koyması olarak açıkladı.

Yaşar Değirmenci, “Herkes bağlı oldukları teşkilat, cemaat, tarikat ve derneklerini İslam’la özdeş haline getiriyor. Bu yanlışlığı düzeltmemiz gerek. Zira gruplar, teşkilatlar ve cemaatler İslam okyanusundan istifade ediyorlar ama okyanustan alıp götürdüğü bir bardak suyu, bidonu ya da depoyu okyanus zannederek hareket ediyorlar. Biz İslam Okyanusuna akan nehir ve dereler gibiyiz. Bu okyanusta birer damlayız” dedi.

Allah’ın Kur’an’da bahsettiği “en hayırlı ve orta bir ümmet” olmanın gerekliliklerini yerine getirilmesi gerektiğini ifade eden Değirmenci konuşmasını şöyle sürdürdü:

Örf, adet ve gelenekler dinin yerini aldı

“Müminsek davamızı iddiada bırakmayacağız. İddianın ispatı olan iman etmenin bedelini ödeyen kim? Hz. Muhammedi sevmemizin alameti elimizi göğsümüze koymak, Hırka-i Şerif Camiinde efendimizin hırkasını öpmek ya da Eyüp Sultan Camiinde türbe sırasını girip Fatiha okumak değil. Bugün maalesef örf, adet ve gelenekler dinin yerini aldı.

Duygusal dindarlıktan ilmi dindarlığa geçmeliyiz

Duygusal bir dindarlıktan ilmi bir dindarlığa geçmeliyiz. İlim sahibi dindarlar da hissiyatı elden bırakmamalı. Bu yüzden Âlimler bunu Beyan, Burhan ve İrfan ekolleri olarak bir dengeye oturtmuşlardır. Şu an ifrat ve tefrit salıncağında ümmeti sallandıran iki grup görüyoruz. Birisi tamamen zücaciye dükkânına giren fil gibi ortalığı kırıp döküyor diğeri de Allah’a giden yollardan sadece bir vesile olanı Fatiha suresinde geçen istikamet yolu olarak görüyor. Amaç başkadır araç başka. Gaye başka, vesile başka. Karıştırmamalıyız.

Peygamber ve sünnetini ezdirmemeliyiz

Peygamberler, Sahabe, Tabiin, Tebe Tabiin, geçmişteki ve şimdiki Âlimler silsilesine de baktığımız zaman görüyoruz ki Allah kendi dininin gölgede bıraktığı bir İslam anlayışına asla müsaade etmez. Biz ezilip çiğnenebiliriz ama Peygamber ve onun sünnetini ezdirmemeliyiz. Hiçbir şey için Ayet ve Hadis gölgede bırakılmaz. Bu dersleri dinimizin talim ve terbiye dersleri olarak görüyoruz.”