Eyüp Belediyesi Sertarikzade Kültür ve Sanat Merkezi’inde düzenlenen ‘Surelerin Kimliği’ programının bu haftaki söyleşisinde Yaşar Değirmenci, hamdın üç halinden bahsederek şükür, rıza, ceza ve kaza kavramlarını açıkladı.

Şuursuz varlıkların hamdı Allah’ın yasalarına uygun davranmalarıdır diyen Değirmenci, “Allah’a en güzel hamdı yine şuurlu varlıkların zirvesi olan insan yapar. İnsanlar içerisinde hamdı en makbul olanlar ise, bilenlerdir. Zira kişi iki şeyi ne kadar iyi bilirse hamdı da o kadar iyi ifa eder. Bunlardan birincisi Allah’ın kadri, ikincisi ise Allah’ın nimetinin kadridir. Kur’an’a göre hamd kuru bir teşekkür değildir, içerisinde sevgiyi de barındıran bir övgü vardır. Yalvarış ve dua vardır. Tesbih ve yüceltme vardır. Allah’ın emrine itaat vardır. İlahi rıza ve hoşnutluk vardır. Bağışlanma dileği vardır” diye konuştu.

Var olmak umut etmek için yeterli

Cehennemliklerin de Allah’a hamd ettiğini Yaşar Değirmenci, Hasan Basri Hazretleri’nin de aynı kanaatte olduğunu belirtti. Değirmenci, “Zira orada kendileri hakkında verilen hükmü hak ettiklerini kendileri de tasdik edecekler ve kendilerini yokluğa değil, cehennemde de olsa varlığa mahkûm ettiği için Allah’a hamd edecekler. Çünkü var olmak, Allah’ın her şeyi kuşatan rahmetine nail olmayı umut etmek için yeterli şarttır” dedi.

Hamdın üç halini örneklerle anlatan Değirmenci, birincisinin dil ile hamd, ikincisinin eylemlerle hamd, üçüncüsünün ise kalbin hamdı olduğunu anlattı.

Küfür ve dalaletin dışında her şeye hamd olsun

Hamdın dört şeyin toplamı olduğunu anlatan Değirmenci, “Şükür, rıza, ceza ve kaza. Ceza, ödül de olsa, bela da olsa Allah’tan geldiği şuurunda olunduğunda kul hamd etmiş olur. Kazaya hamdi de: Olanda hayır vardır, diyenin hamdidir. ‘Mevla görelim neyler, Neylerse güzel eyler.’ Sözü olup biten her şeyin arkasında âlemlerin Rabbinin kudretinin görülmesidir. Cüneydi Bağdadi’ye göre şükür, Allah’ın verdiği nimetleri O’na isyanda kullanmamaktır” dedi.

Yaşar Değirmenci “Küfür ve dalaletin dışında her şeye hamd olsun” vecizesiyle konuşmasını bitirirken, bir sonraki programında ‘Sûrelerin kimliğinden, Mü’min kimliğine geçiş’ konusunu işleyeceğini hatırlatarak sorulara cevap verdi.