Caferpaşa Kültür Merkezi’mizdeki tarihi söyleşiler büyük beğeni topluyor. Cumartesi günü Kubbealtı Akademisi’nin işbirliği ile düzenlenen söyleşide, ünlü tarih yazarı Dursun Gürlek, sanat ve maneviyat ekseninde Eyüp ve İstanbul’u anlattı.

İstanbul’un tarihini hatıralar ve anekdotlarla aktaran Gürlek özetle şunları söyledi: “İstanbul’un trafiğinden çok rahatsız oluyor insanlar.. Ben rahatsız olmuyorum.. Niye mi? İç dünyamdaki trafiği düzelttiğim için dışardaki dünyanın trafiğinden rahatsız olmuyorum. İç trafik daha önemli. Manevi trafik daha önemli. Yollar tıkanıyor. Kalbe giden yolların tıkanması bu da önemli. Böyle bir durumla karşılaşınca ne yapacaksın? Trafik polislerine müracaat edeceksin. Mevlana, Abdülkadir Geylani, Şems-i Tebrizi vb… Birçok önemli ulema var onlar yol gösteriyor. Eminönü’nden bindim geçen gün otobüse. Ticaret Üniversitesi‘nin önünde Zindan han var. Önündeki türbe, Bekr-i Mustafa’nın türbesi. Ulemadan hatta evliyadan bir zat. Sultan 4. Murat Han’ın müsehabidir aynı zamanda . Sohbet arkadaşıdır. Fıkralarıyla meşhurdur. Sıradan fıkra değil hepsinde mana var, ders var. Unkapanı ne demek eskiden Osmanlılar zamanında İstanbul’un belli bölgelerinde gıda satan yerler vardı. Unkapanı, yağkapanı, balkapanı… Günümüzde unutulmayan Unkapanı’dır. Un satılan yer anlamına gelir. Yağ kapanı ve bal kapanı şu anda yok. Unkapanı deyince aklımıza kim geliyor? Evliya Çelebi geliyor Unkapanı’nda oturuyordu. Mehmet Emin Tokadi Hazretleri geliyor. Nakşi Şeyhi… Bu tarihi bölgelerimizin kıymetini bilmemiz ve her gün önünden geçtiğimiz bu müstesna semtlerin tarihi geçmişini hatırlamak gerekir…”