Sertarikzade Kültür ve Sanat Merkezinde yapılan söyleşiler gündemin nabzını tutmaya devam ediyor. Yazar Sibel Eraslan'ın konuk olduğu bu haftaki söyleşide Eraslan, Hadis kültürünün güncel hayattaki konumuna değindi.

Riyazussalihin’in takva bölümünde geçen ilk ayet olan Ali İmran 102. ayeti konu alan yazar Sibel Erarslan, takva sahibi olmak, teslim olmak ve sakınmak kavramlarının üzerinde durdu. Günlük hayatta hadis çalışmalarını dikkate almanın insanın hem dünyevi hem de manevi yönüne önemli katkılar sağladığını tecrübeyle sabit olduğunu dile getiren Eraslan, hadis kültürünü medeniyetimizi ayakta tutan önemli temellerden biri olduğunu söyledi. Hadis çalışmalarından örnekler veren Yazar Eraslan “Bir çok hadisi çalışma yapmadan, kesin ve tatminkar sonuçlar çıkarmadan zayıf veya uydurma olarak niteleyen, bununla da yetinmeyip hadis külliyatlarını öteleyen ve reddeden bir anlayış var. Bu ferdiyetçi anlayış ve bu anlayışı savunan zevatlar sayesinde malesef kültürel hafızamızın içi boşaltılmakta ve toplumsal çöküşe zemin hazırlanmaktadır. Hadis kültürü vahyi daha iyi anlamamız için bize bırakılan önemli bir manevi mirastır. Bütün dinlerde ve tarihe adını yazdırmış medeniyetlerde görülmektedir ki manevi mirasına sahip çıkmayanlar ezilmeye ve kaybolmaya mahkumdur” dedi.

İslam Anlayışında Ferdiyetçilik ve Toplum Birbirine Kurban Edilmez

Aydınlar, kanaat önderleri ve yönetim anlayışları üzerinde duran Sibel Eraslan, bütünsel bir durum olarak sosyolojik ve tarihsel açıdan kopuş yaşandığını dile getirerek konuşmasına şöyle devam etti:”Efendimiz Muhammed Mustafa sadece ferdi girişimler ve ferdi hidayet çalışmalarına değil aynı zamanda toplum olma kültürü, sosyal çalışmalar ve devletleşme çalışmalarına da büyük önem veriyordu. Toplum ve devlet düzenlerinde ferdiyetçilik vardır fakat İslam anlayışında ne toplum ferdiyetçiliğe ne de ferdiyetçilik topluma kurban edilmez. Tıpkı tefsir halkaları gibi Riyazussalihin külliyatından hadis halkaları kurmalıyız. Çünkü Riyazussalihin külliyatının dili sade ve açık. Diğerlerine oranla toplumun her kesimindeki yaş ortalamasının daha kolay anlayabileceği bir dil.

Aydınlarımız Sahih İslam Anlayışından Koptu

Toplumu yönlendiren aydın ve yönetici kesimimizde sahih islamdan kopuşlar herkesin bildiği bir durum. Ve onların bu kopuşları elbette ki hem topluma hem de devlet yönetimine olumsuz anlamda büyük etkileri oluyor. Ayet ve hadisleri yaşadığımız zamana nasıl uygulamalıyız, güncel anlayış ve görüşleri teknoloji ve yönetim sahasında nasıl daha iyi uygulayabiliriz diye sormayı artık bir kenara koyup, soruların gerektirdiği cevapları harekete geçirme zamanı geldi geçiyor.