15 Temmuz hain darbe girişiminde kahramanlık destanı sergileyerek darbeye “dur” diyen gazi ve şehit yakınları Eyüp'teki Alibeyköy Anadolu Lisesinde öğrencilerle bir araya gelerek “o geceyi” anlattı.

15 Temmuz kalkışmasında yaralanan gaziler, o gece yaşadıklarını Eyüp Alibeyköy Anadolu Lisesi öğrencileriyle paylaştı. Gazilerden Ergin Yapıcı, "Üzerime kurşunlar yağıyordu ve ilk aklıma gelen şey vatanım, bayrağım ve milletim oldu" dedi.

Eyüp Belediyesi, 15 Temmuz'u genç nesillere tanıklarıyla anlatmak için bir program düzenledi. Program kapsamında Senai Demirci ile her hafta okulları ziyaret edecek olan gaziler ve şehit yakınları toplamda 16 lisede gençlerle bir araya gelecek. Programın ilk ayağı, Alibeyköy Anadolu Lisesi'nde düzenlendi. Öğrencilere önce "15 Temmuz Şahlanışı” belgeseli izletildi. Eyüplü gazilerden Ergin Yapıcı, İskender Çadırcıer, Osman Dağ 15 Temmuz gecesinde yaşadıklarını gençlere aktardılar.

AKLIMA İLK ÖNCE VATANIM, BAYRAĞIM VE MİLLETİM GELDİ

Ergin Yapıcı, o geceyi yaşamanın kendisi için gurur verici olduğunu belirterek, "O geceyi yaşarken aklıma her şey geldi ama ilk önce aklıma vatanım, bayrağım ve milletim geldi. Elimizde sadece bir bayrağımız vardı başka hiçbir şeyimiz yoktu. Ama bunu zaferle kazandık. İş yerinde radyodan bir darbe girişimin olduğunu duydum ve hemen bayrağımı alarak Osmanbey meydanına çıktım. TRT binasına doğru yürümeye başladım ve üzerime kurşunların yağdığını hissettim ama hiç geri adım atmadım. TRT binasının yanına kadar zorla gittik, o kadar çok kurşun sıktılar ki, bu kurşunlardan bir tanesi ile dizimin iki parmak üstünden vuruldum. Yarım saat boyunca orada kaldım. Ondan sonra gelen bir araçla hastahaneye götürüldüm. Allah'ıma çok şükür hayattayım, ayaktayım ve sizler de burada olduğunuz için çok mutluyum.” dedi.

"EŞİME HAKKINI HELAL ET DEDİM"

Osman Dağ ise, darbe girişimini radyodan öğrendiğini belirterek, “Ben işimden evime doğru giderken askerin köprüyü kapattığını duydum. Kardeşlerime 'Sokağa çıkmamız gerek, hakkınızı helal edin' dedim. Benim iki oğlum, bir kızım var. Eşimde çıkmak istiyordu ama rahatsızdı. Eşime, 'Sen çocuklarım ile evde bekle. Ben oğlumla çıkıyorum. Allah'ın izniyle biz buna müsaade etmeyeceğiz. Hakkını helal et' dedim. Arkadaşlarla birlikte Bayrampaşa'ya gittik. Tanklar etrafımızı sardı. Askerlere 'Kışlaya dönün, burası bizim toprağımız, bizim memleketimiz' dedik. Bize ateş etmeye başladılar. Askerleri aşağı indirmek için tanka müdahale ettik. O esnada bir arkadaşımız şehit oldu ve ben de ayağımdan yaralandım ama vazgeçmedik. Tanka müdahale ederek askerleri etkisiz hale getirdik. Vatanımızı, milletimizi hainlere teslim etmedik. Allah bize o gece öyle bir güç verdi ki, o güç ile bu hain girişimi engelledik. Durum ne olursa olsun vatanınıza, bayrağınıza sahip çıkın arkadaşlar.” şeklinde konuştu.

EY KALPLERİMİZİ ÇEVİREN ALLAH'IM, KALBİMİ DİNİN ÜZERNE SABİT KIL

İskender Cadircier ise televizyonda askeri bildirinin okunması üzerine sokağa çıktığını belirterek yaşadıklarını şöyle anlattı;

“Vatan Caddesine gitmeye başladık. O sırada ezanlar, salalar okunmaya başladı. İlerlerken Vatan'da durumun iyi olduğunu Büyükşehir'e gitmemiz gerektiğini söylediler. Orada askerler sürekli ateş ediyorlardı. Askerlerle aramızda yüz metre vardı. Allah bize iman verdi, kalbimizden korkuyu sildi. Tam kurşunların hizasındaydım, kamyonların arkasına geçtim. O an ayağım zıpladı. Orada baldırımın üstünden vuruldum. Etrafımda yaralı insanlar vardı. Arkadaşlar yardımcı oldular beni kenara çektiler. Korkmayacağız, korksak bile devam edeceğiz. Allah'u Teala bunun karşılığını veriyor. Biz elimizden geleni yapacağız, gerisini Allah'a bırakacağız. Ben her zaman “Allah'ım bana şehit olarak ölmeyi nasip eyle” diyorum. Sizde dualarınıza bunu ekleyin. Bir de şunu ekleyin; “Ey kalplerimizi çeviren Allah'ım, kalbimi dinin üzerine sabit kıl.”