Caferpaşa Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen "Eyüp Sultan'da Çocuk Olmak" adlı söyleşide Rumelihisarı Müze Müdürü Süleyman Faruk Göncüoğlu, Eyüp'ün eğitim, yemek ve sosyal kültürüne değindi. Göncüoğlu, toplumdaki kültürün devam etmesi için çocukların iyi yetiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Osmanlıda 4 yaşından 4 ay alan çocukların Sıbyan Mektebi'nde ahlak, erdem ve iyilik üzerine yetiştirildiğini hatırlatan Süleyman Faruk Göncüoğlu, özel bir tören ile çocukların okula nasıl teşvik edildiğini ve amin alaylarını anlattı. Çocukların ilk derslerine, Eyüp Sultan’a getirilerek dualarla başlandığını belirten Göncüoğlu "Sıbyan Mektebi’nde ilk öğretilenler oturma-kalkma, yemek yeme ve disiplin gibi temel davranışlardı. Şuan okuldaki hocalar öğrencilerini susturmaya çalışmaktan verimli ders işleyemiyorlar. Öğrenciler herşeyi biliyorlarmış gibi davranıyorlar ama ideallerini kaybetmişler. Bedelli askerlik yaptığım dönemde toplumda belirli bir yer edinmiş 30-40 yaşlarındaki adamların daha temizlik kültürünü öğrenemediklerine şahit oldum. Mektebin ilk derslerinden biri de temizlik idi. Osmanlı kültür çeşitliliğini farklı ırk ve milletteki toplumlara dağıtmıştı. Mesela Eyüp Halkası simiti, tavuk göğsü, kazandibi gibi yemek kültürü aslında Bizans'tan kalmadır. Ama Osmanlı bunları kendi kültürü ile yoğurmuş, mideye oturmasın diye halka ve yufkalara mahlep ve pekmez katmıştı. Arnavutlara sütlü tatlılar ve boza kültürünü idame ettirmeleri için usta çırak ilişkisini kurdurtmuş ve yaşatmıştı. Osmanlı bu güzel ahlakını düşmanlarına bile uygulamıştı. "dedi.

Dünyanın İlk Geri Dönüşüm Merkezlerinden Biri: Eyüp

Eyüp'te bahar aylarını da anlatan Süleyman Faruk Göncüoğlu mesire ve piknik alanlarına da değindi. Üsküdar'dan Eyüp'e sandallarla geçildiğini ifade eden Göncüoğlu konuşmasına şöyle devam ettirdi: "Mesire alanlarında kuzu etinden ve defne yapraklarından çöp şiş, çeşitli yufkalar ve yoğurt satılırdı. Mangal yapmak isteyenlere izin verilmezdi. Mahallelerdeki konak sahibi varlıklı aileler çocukların mesire ve piknik alanlarındaki yeme, içme ve oyuncak ihtiyaçlarını giderir onlara harçlıklar verirdi. Aynı zamanda buralarda bir şeyi nasıl satın alacakları ve toplum içinde nasıl yemek yeneceğini öğrenirlerdi. Sosyalleşme serüveni buralarda ilerleme kaydederdi. Eyüp oyuncakları dünyanın ilk geri dönüşüm merkeziydi. Orman bölgesinde yer düşen dallardan, ağaç parçalarından ve hayvanların kemiklerinden ahşap oyuncaklar, kemik oyuncuklar ve ud yayları yapılırdı. Eyüp'ün merkezine gelen çocuklar bu oyuncaklardan alır, sütçülerin bulunduğu merkezden sütünü alıp Eyüp Halkası ile beraber yerlerdi. Zenginler fakirlere ve çocuklara yemek ve aşure dağıtılması için vefat etikten sonra vakıflara belirli bir miktar para bırakırdı. Eyüp'e sahip çıkmak özellikle çocuklara bu değerleri anlatmak ve yaşatmak ile olur."