Belediyemiz İrfan Sineması bu ay Cihan Aktaş ve Suat Koçer’in moderatörlüğündeki Faysal Soysal’ı konuk edindi. Cihan Aktaş ve Suat Koçer’in sunduğu söyleşide, sinemaya dair görüşler ve Türk Sineması konuşuldu.

Cihan Aktaş kendi edebiyat görüşüne de çok uyduğu Derviş Zaim’in bir sözünü hatırlatarak sinemayı başka insanları ezmeden onlarla hasbihal etmek şeklinde değerlendirdi. Cihan Aktaş “Aslında sinemanın edebiyatı öldürdüğünü söylerler. Marguerite Duras’ın bir yazısında okumuştum. Kendisi edebiyatçı olduğu halde sinema ile de ilgilenmiş ve sinemanın edebiyatı, kelimeleri katlettiğinden bahsediyor. Edebiyatı ben hep söyleşi olarak görmüşümdür. Sinema konuşarak bir şeyleri çözümlediğinizde bunun tüm toplumları ve sınırları aşarak yayılması kaçınılmazdır. Bu gün de görüyoruz ki sinema dijital gücün gelişmesi sayesinde çok daha büyük bir güce erişmiş durumdadır” dedi.

Suat Koçer ortaya nitelikli filmlerin çıkamaması nedeninin yönetmenlerin fikir ve algı dünyalarından kaynaklandığını söyledi. Sinema yazarı Koçer, sinemanın getirdiği popülerliğin herkesi kendine çektiği bir zamanda, Eyüp Belediyesi’nin sinemayı asıl atmosferine uygun şekilde işlediği için teşekkür etti. Suat Koçer, “Sinemamızı milli bir komplekse dönüştürmeye gerek yok. Hikayesi iyi olan iyi eserler çıkartır. Çünkü hikaye var olma biçimidir. Sinemayla uğraşan son nesil arkadaşlar Avrupa ve Amerikan kahramanlarını ön plana çıkartıyorlar. Kendi çevresi, ailesi ve kültüründeki kahramanları görmüyorlar. Bu yüzden Hollywood Sineması’ndaki kabaca temsili anlayış belgesel ve filmlere hakim olmaya çalışıyor” dedi.

İran sineması ve modern Türk sineması üzerine konuşan Faysal Soysal, yönetmenler için ödül mekanizmasının bir yarış haline geldiğini ve hem edebiyat hem de sinemada bunun sebebinin “elinde gücü bulunduranların” hakimiyetinden kopmayan pasif bir bağ olduğunu belirtti.

İranlı yönetmen Abbas Kiarostami üzerinden İran sinemasındaki sansür ve bu sansürü kullanarak kazanılan popülerliğe değinen Soysal “Sanatçılar ödül ve seyirci sayısına bakmadan kendi hakikatleri üzerinden giderler. Ben eserlerimi Allah rızasına uygun şekilde yapmaya çalışıyorum başkalarının takdir etmesi için değil. İyi bir sanat eseri insanların zihninde ve kalbinde iz bırakan eserlerdir” diye konuştu.