"Söylenen her söz, yapılan her iyilik, yeryüzüne düşen bir nottur" şiarıyla yola çıkan Eyüp Belediyesi, İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) ile birlikte her ay düzenlediği Yeryüzü Notları programıyla mazlum coğrafyalara yapılan insani yardımları konu alıyor.

Eyüp Belediyesi Caferpaşa Kültür Sanat Merkezi'nde Yeryüzü Notları programının bu ay ki konuğu Volkan Pınarpaşı oldu. Pınarbaşı, Nepal'de yapılan çalışmaları ve izlenimlerini görsel sunumla birlikte izleyicilere aktardı. Nepal'de müslüman olanların toplumsal baskıdan dolayı çok sıkıntılı bir hayat yaşadıklarını belirten Volkan Pınarbaşı, sınıfsal ayrım ve ekonomik sıkıntılar da bu baskının üzerine eklenince Nepalli Müslümanların buhranlı bir hayat yaşadıklarını söyledi.

Nepal hakkında özet bir çalışmayla bilgilendirme yapan Pınarbaşı, baskının müslümanlarda açtığı sıkıntılara değindi. Pınarbaşı, “Nepalliler toplum olarak sınıfsal ayrıma tabi tutuldukları için nüfusun yarısından çoğu fakir. Müslümanların yiyecek ve barınacak yerleri çok az. Çünkü müslüman olduğunu açıklayan herhangi bir Napalli'nin hemen miras hakkı elinden alınıyor, işinden atılıyor, ailesi tarafından evden kovuluyor. İslamı tercih etti diye dışarıda kalan bu kardeşlerimize yardım edecek insani bir kurum yok.

Müslüman kurumların sayısı ise çok az. Müslümanlar genelde Hindistan sınınrına yakın bölgelerde yaşıyor. Başkent ve şehir merkezlerinde yaşayanların sayısı azınlıkta. Başkent Katmandu'daki Müslümanlar hayattan kopuklar. İHH Nepalli hayırseverlerle kontakt kurup yetimhaneler açmış. Halka yiyecek yardımı da yapıyor ama yeterli değil. Çünkü devamlı bir işsizlik ve mesleksizlik durumu var. Bu sebeple yapılacak olan projeler arasında meslek edindirme kurslarının açılması planlanıyor” dedi.

Yoksulluk ve İmkansızlıktan Eski Dinlerine Dönüyorlar

Diğer bir sorunun ise Müslüman halkın bir araya gelip baskıdan uzak bir merkezi yapılara ve binalara sahip olamayışı olarak tanımlayan Pınarbaşı konuşmasını şöyle sürdürdü, “Nepaldeki müslümanların en büyük sorunlarından birisi yoksulluk ve imkansızlık. Müslüman olduktan sonra eski dinlerine dönen çok sayıda insan olduğu söylüyorlar. Bu sebeple hem kendileri hem de budist ve Hindular islam hakkında eksik, taraflı ve katı bilgilere sahipler. Onlara İslamı öcü diye tanıtanlar var ama İslamın güzel bir din olduğunu anlatanlar yok. Proje olarak yapılması planlanan İslam Kültürü Merkezi bu açıdan önemli bir soruna parmak basacak. Diğer taraftan Nepal, Çin ve Hindistan arasında tampon ülke olarak konuşlandırılmış. Doğal zenginlik kategorisinde ismi anılmayan ülkeler arasında. Devamlı ihraç alan bir ülke, kalıcı üretimleri yok. Dolayısıyla araziler çok değerli. Zira dağlık bir ülke olduğu için yerleşim yerleri belirli bölgelerde toplanmış durumda"