Eyüp Belediyesi Caferpaşa Kültür Sanat Merkezi’ndeki edebiyat, fikir söyleşileri ilgiyle takip ediliyor. Her hafta bir isim ve bir düşünceyi konu alan edebiyat söyleşilerinde bu hafta ünlü şair, düşünür Sezai Karakoç ve eserlerini, Yazar Yüksel Kanar değerlendirdi.

Sezai Karakoç ekseninde Tanzimat’tan Cumhuriyete kadar olan dönemi inceleyen Yüksel Kanar, Dirilişin tarih ve edebiyat alanda sahih bir çizgi olduğunu söyledi. Dirilişi medeniyet ipinin koptuğu yerden tekrar bağlama çalışmaları olarak adlandıran Kanar, bu anlamda anlayış, içerik ve teknik bakımdan tamamiyle Batılı bir nitelik kazanan Servet-i Fünun düşüncesi ile Mehmet Akif, Necip Fazıl ve Sezai Karakoç’un düşüncesini özetleyerek aralarındaki farklılıklara değindi.

Edebiyat ve düşüncede başlayan yenileşme hareketlerinin siyasi ve sosyolojik sorunlarını dile getiren Kanar, aksiyon ve düşünce adamlarının neredeyse hepsinin dergiler çevresinde toplandıklarına dikkat çekti.

Yüksel Kanar konuşmasına şöyle devam etti: “Sezai Karakoç düşünce ve edebiyat alanında İslam’ı bir dava olarak bütünsel şekilde ele almayı bilen şahsiyetlerden birisidir. Diriliş çizgisindeki birçok değerli isim Anadolu’dan yola çıkarken o İslam milleti üzerinden başlayıp ülkeler arasına koyulan sınırların kaldırılmasını hedeflemiştir. Bu açıdan aydınlar kadrosunun önemini anlatıp düşüncenin temellerini oluşturma işinin onlarda olduğunu söyler. Çok sevdiğim bir sözü vardır: ‘Toplumlar ancak kendi iktidarlarını yönetebildiği sürece ayakta kalmayı başarırlar’. Bizdeki yenileşme hareketleri taklitten öteye geçemediği için uzun soluklu olamıyor. Cumhuriyet döneminde sadece kabullenmek ve reddetmek üzerine kurulan bir anlayış hakimdi. Biz kendi irademizle bir yenileşme hareketi çıkaramadık. Fakat Karakoç’a baktığımızda onun Diriliş çizgisinde Kanun-i Kadim diye bir kavram var. Yani bir vahiy medeniyetinin inşası…”