Belediyemizin Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen “Film Gibi” programında Suat Koçer, Türk Sineması’nın usta ve genç kuşak isimlerini ağırlamaya devam ediyor. Merkez’de düzenlenen etkinliğe bu kez ünlü yönetmen Tarık Tufan konuk oldu.
Suat Köçer’in moderatörlüğünü yaptığı programda Tarık Tufan Uzak İhtimal, Yozgat Blues filmlerini ve sinemaya bakış açısını konuştu. Uzak İhtimal filmini çekerken kalan son bir haftalık çekimi bütçe yüzünden aylar sonra tamamlayabildiklerini belirten Tarık Tufan, bu yüzden genel olarak sanat eleştirmenlerinin bağımsız ve mütevazı bütçelerle yapılan filmlere farklı bir eleştiri yöntemi getirmeleri gerektiğini ifade etti.
Uluslararası arenada Türkiye’deki sinema dilinin Yeşilçam olarak görülmesinin Türkiye için büyük bir hazine olduğunu kaydeden Tufan, 90’lı yıllardan sonra sinemanın yalnızlık üzerine tek kişilik hayatları anlatmaya başladığı için neyi kaybettiğimizi hatırlamak adına dayanışma hikayeleri yazmak istediğini söyledi.
Tarık Tufan konuşmasına şöyle devam etti: “Sinema 90’lı yıllarda bize daha gerçekçi geliyordu. Filmdeki kritik sahnede ortaya çıkan kahramanları ayakta alkışlardık. Perdelere çakmak ve ayakkabı fırlatan komşularımız ve dostlarımız vardı. Çünkü onların hayalindeki kahraman yani yaşadıkları hayatta karşılarına çıkmayan kahraman sadece filmlerde vardı. Her dönemin insan prototipi vardır. Mahallenin ortadan kalkması, şehirleşme ve sosyolojik değişim insanları dolayısıyla da sinema ve edebiyatı büyük bir dönüşümün içine soktu. Duygularımızın değişmesi bir çok şeyi de değiştirdi. Bütün alanlar tüketici bir hale döndü. Dostluk, kariyer planlaması olarak pazarlanıyor ve bunun dersleri veriliyor. Bizim şu an sinemayla ilişkimiz eğlenmek kavramı üzerinden devam ediyor. Artık sinemada uzun sahneye bile tahammül edilemiyor. Konuşmalarımızı en kısa şekilde bitirmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Her şeyin çok hızlı olmasını istiyoruz. Düşünmenin ne olduğunu hatırlamıyoruz. Toplumsal zekamız ve kolektif düşünme gücümüz gittikçe daha kötü bir hale gelmeye başladı. Yaşadığımız bu duruma sinemadan sorular sorup cevaplar aramamız gerekiyor… “