Caferpaşa Kültür ve Sanat Merkezi, şiir üzerine yaptığı mülahazalara bir yenisini daha ekledi. Moderatörlüğünü Seyfettin Ünlü’nün yaptığı seminerde, Ali Günvar ve İrfan Çiftçi, şiirde şairin yararlandığı temel kaynaklar olarak tasavvuf penceresini araladı.

Toplu şekilde ruh dünyamızı yeniden imar etmemiz gerektiğini ifade eden İrfan Çiftçi, Batı edebiyatından manevi yönelişler arayan şair ve yazarlardan örnekler verdi. Türk Şiirinin modernitesini ve manevi yönünü ele alan İrfan Çiftçi, Cumhuriyet Dönemi olarak şiirimizde maneviyat arayışlarının 1960’dan sonra başladığını söyledi.

İrfan Çifti “Şiirimiz Cumhuriyetle beraber tamamen modern bir alana doğru yöneldi. Onu halka götürme çabaları maalesef tahribata yol açtı. Çünkü biz tarihi ve manevi değerlerimizi sadece turistik açıdan değerlendirmeye başladık. Var olan değerlerimizin felsefesini yaşamıyoruz. Herkesi yeni bir arayış olan gizem ve anlaşılması zor metinler üzerine yoğunlaşma sardı. Bu sıkıntıların farkına ancak 1960’larda varıldı ve manevi yöneliş de o zamanlarda başladı. Bizse artık tamamıyla modern insanlarız. Nesnelere ve kelimelere Heidegger gibi ‘bu nedir ne işe yarar’ mantığıyla bakıyoruz. Hz. Muhammed’le gelen hakikate yönelmediğimiz sürece gerçeği bulamayacağız” dedi.

“Dil Sekülerleştikçe Kaybedeceğiz”

Şiirin kelam ve zikirle olan bağını açıklayan Ali Günvar, insanların kelamı aslına uygun kullanmadığını ve kelamı sadece iletişime geçmek, dile indirgemek olarak aldığını vurguladı. Kelamın tevhid üzerinden insanlarınsa teknik üzerinden yola çıktığını kaydeden Günvar “İnsan ruhunun belirginleşmesi, şiirin şuuru belirleme aşamasına geçtikten sonradır. Zihin kelamı kuşatamaz çünkü zaten zihnimizi dönüştüren kelamdır” dedi.