Eyüp Belediyesi Caferpaşa Kültür ve Sanat Merkezinde düzenlenen edebiyat söyleşileri programına konuk olan Sadık Yalsızuçanlar, Tevfik İleri'nin hayatını anlattı.

Birçok farklı dönemde bakanlıklar yapan, 19. 20. 22. ve 23. Türkiye Cumhuriyeti döneminde önemli başarılara imza atan, en son 23. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Adnan Menderes'in yardımcılığını yapan Tevfik İleri'nin hapis döneminde yaşadığı sıkıntılara değinen Sadık Yalsızuçanlar, hatıratlardan da faydalanarak dinleyicileriyle önemli bilgiler paylaştı.

1960 darbesinde ömür boyu hapis cezasıyla yargılandıktan sonra kanser olup vefat eden Tevfik İleri'nin hayatını kitaplaştırmak için iki kız kardeşiyle yoğun mesai yaptıklarını dile getiren Yalsızuçanlar, mektupların önemli bir kaynak olduğuna bir kez daha tanıklık ettiğini söyledi.

Vefa Apartmanı adlı kitabıyla İleri'nin hayatını anlatan Yalsızuçanlar, “Mahkumiyet sürecinde ailesi ekonomik skıntılar çekiyor. Zaten darbecilerin Domakrat Parti'nin mal varlığı araştırması sırasında merhum İleri'nin hiçbir mal varlığının olmadığı anlaşılıyor. Karayolları Müdürlüğü'ndeki arkadaşları kendi aralarında organize olup ailesi için Ankarada'ki Kocatepe Camii'nin arkasındaki Vefa Apartmanı'nı inşa ediyor.” dedi.

"SİZE ŞEREFLİ BİR İSİM BIRAKTIM"

Mektuplardan ve yakın arkadaşlarından döneme ve Adnan Menderes'e dair anılar da paylaşan Yalsızuçanlar, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Tevfik Bey Türkçe'nin daha yaygın olarak kullanılması, yerli malı bilinci, İstiklal Marşı okunurken ayağa kalkılması, 18 Mart Çanakkale Şehitlerini anma gibi geleneklere öncülük etmiş bir isim. Kayseri Cezaevinden ailesine yazdığı mektupta; 'Allah var. Büyük Allah var. Her şeyi görüyor, biliyor. Gördüğüne ve bildiğine inanıyorum. Gerisi laf u güzaf. Yapılacak tek şey tebessüm etmektir. Size mal mülk bırakmadım. Yalnız, size, şerefli, namuslu, erkek bir ad bırakabildim. Hiçbir zaman başınız yere bakmayacaktır. Bununla müteselliyim, siz de bununla iftihar edeceksiniz' ifadelerine yer vermiş. Kendisinin ne güzel biri olduğunu yazdığı bu cümlelerden de anlayabiliyoruz."